Yerköy Gazetesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Haberler Previous Play Pause Next

Dijital Dünya

alt Bizim kültürümüzde ve Anadolu hayatında mektup, asırlar süren bir saltanatından sonra eski konumunu önce yavaş sonra hızlı bir şekilde kaybetti. 70'li, 80'li yıllarda hâlâ mektup yazılıyordu. Mektubun yazıldığı bu dönemlerde telefon yok değildi. Ancak yok denecek kadar kısıtlıydı. Köylerde hiç yokken ilçelerde ancak birkaç tane, belki bir mahallede bir tane, illerde seçkin esnafın işyerinde vardı ve üzeri örtülüydü. Yandan çevirmeli koluyla santrale güç bela ulaşılır, aranacak numara bildirilir, birkaç saat beklenirdi. Şanslı olan bağlanır, çoğu defa bağlantı kesilir, araya Adana, Afyon gibi ilgisiz şehirlerden, ilgisiz kişiler girerdi. Ne arayan konuşmaktan zevk alırdı, ne aranan arandığı için memnun kalırdı. Mektup gibi kalıcı olmazdı, mektup gibi koyunlarda, mektup gibi sandıklarda saklanmazdı. Sonra bir şey oldu. Telefon teknolojisi gelişti. Derken her eve, her işyerine bir telefon bağlandı. Sabit telefonlara alışmıştık ki bir de baktık telefonlar cebimizde. Hem de bir değil birkaç tane, hem de evdeki herkesin elinde. Ve içimizi döktüğümüz mektuplarımız ve dostluk kurduğumuz postacılarımız, hayatımızdan yavaş yavaş çekilmeye başladılar. Son zamanlarda ne biz mektup yazdık ne de bize mektup geldi, ne de onu okuyup sakladık. Postacılar fatura dağıtıcısı oldu, mektuplar tarihe karıştı. Şimdi revaçta mesajlaşma var. Yemek masasında, televizyon başında, ders arasında, okulda, bahçede, otobüste, trende, çarşıda, pazarda mesaj… Kısa cümlelerle, yarım yamalak kelimelerle atılan, okununca silinen mesajlar var. Öpülmeyen, sevilmeyen, koklanmayan, saklanmayan mesajlar var. Bizden değil, bizim içimizden değil. Duygumuzu yansıtmıyor, kokumuzu aktarmıyor. Kim yazmışsa yazmış birisi, yazanı belli değil. Süslü süslü sözlerle ve şiirimsi bir dille mesaj merkezlerinden kalıplar halinde alınıyor. Anaya da sevgiliye de eşe, dosta, arkadaşa da aynı mesajlar gönderiliyor. Kâğıdı yok, kalemi yok, zarfı yok. Zarfın üstünde pulu yok, pulun üstünde sıla postanesinde basılan mührü yok. Postane yolu adımlanmıyor, her adımda anılar canlanmıyor, her adımda sevilenin adı anılmıyor. Cümlesi bizim cümlemiz değil, duygusu bizim duygumuz değil, Okuyan tat almıyor, suratı değişmiyor, yüzü gülmüyor. Yazanın gönlü almıyor, gözleri dolmuyor, içi yanmıyor. Cevap beklenmiyor, postacı yolu gözlenmiyor. Mektup yok, postacı yok. Postacıyı dost edinen, postacıyı mahalleden biri, komşudan biri olarak gören o mahalle artık yok. Ve o mahallede hüküm süren komşuluk arkadaşlık ilişkisi yok. Dertleşmek, hal hatır sormak, mahallede yaşayan diğer insanların sorunlarından, durumlarından haberdar olmak yok. Keşke elimden bir şey gelse demek yok, elinden bir şey gelebilecek kimseyi bilmek yok, elinden bir şey gelse dahi elinden gelen yardımı yapmak yok. Dijital bir dünyada kalıplarla, kalıplaşarak yaşıyoruz. Bizi kalıplara sokuyorlar. İşte sana yüz tane, yetmezse bin tane, o da yetmezse on bin tane kalıp mesaj… Al, al kullan. Ama ben anneme, eşime, sevgilime kendi duygularımla seslenmek isterim. Ben sevdiklerime Arial ya da Times New Roman'la değil kendi el yazımla yazmak isterim. Annemin ak sütü gibi, karımın namusu kadar temiz kar beyazı kâğıtlara yazmak isterim. Kâğıtlara yazmalıyım ki alıp koklasınlar, belki bir ömür saklasınlar isterim. Hayır olmaz. Kalıplaşmış ifadeler var, kalıplaşmış yazı tarzları var, onlarla yazacakmışız. Belki farkındayız belki değiliz, ama günden güne dijitalleşiyoruz. Hızlı haberleştiğimizi sanıyoruz, ama git gide makineleşiyoruz ve kendi kendimize yabancılaşıyoruz. Kendimizi kendimiz ifade etmiyoruz. Kendi kendimizi ifade etme yeteneğini kaybediyoruz. Bin defa mesaj yazdığımız, bayramını tebrik ettiğimiz, kandilini kutladığımız, doğum gününü andığımız birisiyle karşılaşmaktan çekiniyoruz. Karşılaşınca konuşacak konu bulamıyoruz. Hem kendimize hem de sevdiklerimize yabancılaşıyoruz ve yalnızlaşıyoruz.
 

Yazar Kadromuz

Yaşar Demir

Yazarın Son Ekledikleri

 Yazarın toplam 1 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (1)

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün309
mod_vvisit_counterDün603
mod_vvisit_counterBu Hafta2060
mod_vvisit_counterGeçen Hafta4331
mod_vvisit_counterBu Ay4623
mod_vvisit_counterGeçen Ay19344
mod_vvisit_counterToplam365924

Online Kişi Sayısı 31
IP Adresi: 38.107.191.116
,
Now: 2010-09-08 15:35

başkanı  belediye  belirten  belirterek  bozok  bulunan  büyük  daha  dedi  devam  eden  eğitim  gibi  göre  için  kadar  kurban  milyon  müdürü  olan  olarak  olduğunu  sağlık  sonra  sosyal  söyledi  tarafından  tarım  vali  vergi  yeni  yerköy  yozgat  yüzde  yıl  yılında  çok  şeker  2006  2007
Kamera Şakaları , Şakalar